İçeriğe geç

Farabi’nin ilimler tasnifi nedir ?

Farabi’nin İlimler Tasnifi: Herkesin Derinlere Dalmak İstemediği Bir Konu

Farabi, sadece Ortaçağ İslam felsefesinin değil, aynı zamanda Batı düşüncesinin temellerine önemli katkılarda bulunmuş bir isim. Ancak onun ilimler tasnifi, genelde felsefi derinlikten çok, akademik sınıflandırmanın sıkıcı karmaşası gibi görünür. Hani şu “her şey yerli yerinde olmalı” diye başlayan, neredeyse her disipline bir etiket yapıştıran sistemler vardır ya… Farabi de tam olarak bu işi yapmış.

İçimdeki sosyal medya ruhu der ki: “Hadi, hemen bir tweet atalım! Farabi’nin tasnifi çok abartılmış olabilir, ama belki de yanlış anlamışızdır.” Ancak, bir yandan da düşünüyorum: “Peki ya bu adam bu kadar detaya ne gerek duydu? Tamam, felsefe seviyoruz, ama bir de bu kadar ince detaylara boğulmak mı lazım?”

Farabi’nin ilimler tasnifi, genelde felsefe, bilim ve din arasındaki sınırları net bir şekilde çizer. Kendisini “Felsefenin prensi” olarak görebiliriz, ama öyle bir tasnif yapmış ki, bazen “her şeyin yerli yerinde olması” adına, düşüncelerinin anlamını kaybetmiş gibi hissediyorum. Farabi, her şeyi yerli yerine koymaya çalışan bir düzen meraklısı gibi, ama bazen de “fazla düzen” fazla sıkıcı olabilir, değil mi?

Farabi’nin İlimler Tasnifinin Temeli: “Her Şeyin Yerli Yerinde Olması”

Farabi’nin ilimler tasnifi aslında, her şeyin bir yere konulması gerektiği ve her bilimin farklı bir amaç taşıdığı fikrine dayanır. Farabi, İslam dünyasında Batı’daki gibi bir “rasyonel düşünce” akışını benimsemiş ve bilimi, dini ve felsefeyi belirli kategorilerle sınıflandırmıştır. Onun sisteminde bilimin temel amacı, insanların doğruya ulaşmasını sağlamaktır. Ancak burada bir şey eksik gibi geliyor: Farabi bu doğruyu çok da esnek bir şekilde tanımlamamış.

Farabi’ye göre, ilimler üç ana kategoriye ayrılır: Teorik İlimler, Pratik İlimler ve Felsefi İlimler. Teorik İlimler, insanın varlıkları anlama amacını taşır. Bu ilimler, doğal bilimler ve matematik gibi konuları kapsar. Pratik İlimler ise insanın doğruyu bulma ve ona ulaşma sürecinde kullandığı, yaşamla doğrudan ilişkili ilimlerdir. Son olarak Felsefi İlimler, tüm bu teorik ve pratik bilgilerin birleştirildiği, insanın varlık ile ilgili en derin soruları sorduğu disiplindir.

Bunun yanında Farabi, bütün bu kategorilere dair özel bir bilimsel hiyerarşi oluşturur. Bu hiyerarşi de onu çok sistematik bir düşünür yapar. Şunu demek istiyorum: “Farabi, ne dersek diyelim, bir şeyi doğru şekilde anlamak için bazen fazla organize olmak zorunda kalabiliyor.”

Farabi’nin Güçlü Yönleri: İlimlerin Uyumlu Sistemi

Farabi’nin ilimler tasnifi, bir yandan çok mantıklı bir yapı ortaya koyar. Çünkü her bir bilimin kendi başına bir amacı ve kapsamı vardır. Onun ilimlere dair düşüncesi, günümüz akademik dünya düzenine de yakın bir tasnif anlayışıdır. Farabi, her bir bilimin birbirini tamamlamasını ve birbirine engel olmamasını savunur. Bu nedenle, onun tasnifi bilimsel bir bakış açısının simgesi gibi kabul edilebilir.

Farabi’ye göre her bilimin kendi içinde bir değeri vardır. Bir mühendis olarak düşündüğümde, “Beni niye felsefe ile boğuyorsunuz?” sorusunu sormak istesem de, felsefenin temelde bilimle olan ilişkisini savunuyorum. Farabi, bu ilimler arasındaki ilişkileri öyle güzel tanımlamış ki, kendi zamanındaki felsefi ve bilimsel düşüncenin gelişmesine önemli bir katkıda bulunmuştur. Hani, bir yapbozun parçaları gibi… Her parça kendi yerinde olduğu zaman, tam anlamıyla resmi görebiliyoruz.

Farabi’nin sisteminde din, felsefe ve bilim arasındaki sınırlar, insanın evrende ne kadar önemli olduğunu anlamasına yardımcı olur. Bu dengeyi kurarak, insanların her alanda doğruyu bulmalarını sağlamak en büyük amacıydı. Farabi’nin sisteminde, bir şeyin doğru olup olmadığını anlamak için akıl, mantık ve gözlem gibi yöntemlerin öne çıkması da son derece önemlidir.

Farabi’nin Zayıf Yönleri: Fazla Katmanlılık, Fazla Karmaşa

Evet, Farabi’nin güçlü yönlerinden bahsettik ama her sistemde olduğu gibi, onun ilimler tasnifinin de bazı zayıf yönleri var. “Peki ya bu kadar karmaşık bir tasnife gerçekten ihtiyaç var mı?” sorusu aklımda sürekli dönüp duruyor. Farabi, her şeyi ince ince kategorilere ayırmış ama bunun sonucunda bence ortaya çıkan sistem, bir süre sonra kullanışsız hale gelebiliyor.

Farabi’nin yaklaşımında, bazı bilimlerin “öncelikli” olduğu, bazılarının ise daha “ikinci derecede” olduğu vurgulanıyor. Örneğin, pratik ilimler teorik ilimlerden sonra gelir. Ancak bu, bana biraz eski kafa gibi geliyor. İnsanın hayatta kalma becerisinin teorik bilgiden daha önemli olmadığını kimse söyleyemez. Farabi’nin, hayatı anlamlandırma noktasında pratik bilimi teoriye göre geri plana atması, zaman zaman mantık dışı gibi duruyor. Sonuçta, pratik bilgiyi hemen kullanmak zorundayız; teori bir kenara durabilir ama pratikte yaşamak zorundayız.

Bir de her şeyin “yerli yerinde” olması gerekliliği, bazen boğucu olabilir. Sistematik düşünce güzeldir ama “her şey yerli yerinde olmalı” düşüncesi, insanın özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik bir yaklaşım gibi geliyor. Sadece bir bilim dalının her şeyin ötesinde olması gerektiği düşüncesi, ben de bir mühendis olarak biraz daraltıcı. Düşünceyi özgürleştirmek, bazen kategorilere ayırmamaktan geçer.

Farabi’nin İlmi Tasnifine Günümüz Bakış Açısından Eleştiri

Günümüzde Farabi’nin sistemini tamamen bir kenara atmak, elbette doğru olmaz. Fakat bir noktada, Farabi’nin tasnifinin ne kadar kullanışlı olduğu konusunda ciddi bir tartışma var. Özellikle modern dünyada, interdisipliner çalışmaların öne çıkmasıyla, ilimlerin kesin sınırlarla belirlenmesi gitgide daha anlamını yitiriyor. Bugün, felsefe, bilim ve din arasındaki sınırlar giderek daha belirsizleşiyor. Bu noktada, Farabi’nin ‘katı’ kategorilerine yeniden bakmak gerekebilir.

Düşünsenize, bugün sosyal medyada gördüğümüz tartışmalar, her an birbiriyle bağlantılı olan felsefi, bilimsel ve dini konuları birbirinden ayırmak oldukça zor. İnsanlar, çoğu zaman bu sınırların ne kadar esnek olabileceğini göz ardı ediyorlar. Bir düşünceyi ele alırken, Farabi’nin tasnifi ne kadar işlevsel olabilir? Aslında bu, daha çok “esnek düşünceye” dayalı bir dünyanın arayışıdır.

Sonuç: Farabi’nin İlmi Tasnifi Günümüzde Ne Anlama Geliyor?

Sonuç olarak, Farabi’nin ilimler tasnifi, hem güçlü hem de zayıf yönlere sahip. Onun bu sistemi kurarken amacı, bilimin doğru bir şekilde yerli yerine oturmasıydı; ama bu sistemde fazla katmanlılık ve yerli yerine oturtulması gereken şeylerin fazla olması da düşündürücü. Bugün, Farabi’nin tasnifinin, her şeyin birbirine bağlı olduğu günümüz dünyasında ne kadar uygulanabilir olduğu tartışılabilir. Ancak bir şey kesin: Farabi’nin bu düşünceleri, felsefe ve bilim dünyasına kalıcı bir etki bırakmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!