18 haneli IBAN olur mu? Son zamanlarda banka işlemleriyle uğraşırken karşıma çıkan bir şey var: IBAN numaraları. Özellikle bir yere para gönderirken ya da birinden ödeme beklerken o uzun numarayı defalarca kontrol etme hali… Hani bazen bir rakamı yanlış yazarsın diye içinden “bir daha bakayım” dersin ya, işte tam o anlarda IBAN’ın uzunluğu dikkatimi çekiyor. Bir arkadaşım geçen gün “18 haneli IBAN olur mu?” diye sorduğunda da açıkçası kısa bir duraksadım. Çünkü mesele sadece uzunluk değil, sistemin kendisiyle ilgili. İstanbul’da yaşayan, günün büyük kısmını ofiste bilgisayar ekranına bakarak geçiren biri olarak finansal sistemlerle çok sık temas ediyorum. Fatura ödemek, kira…
Yorum BırakEtiket: bir
7. sınıfta çiçeksiz bitkiler nasıl çoğalır? Konuya Ankara sokaklarından bir bakış Sizin İçin Seçtik: 2008 kışı Türkiye'de nasıl geçti ? Ankara’da sabahları hava çoğu zaman keskin olur. Özellikle kıştan bahara geçerken, kaldırımlarda yürürken burnuma gelen o toprak kokusu beni hep çocukluğuma götürür. O zamanlar biyoloji dersinde “7. sınıfta çiçeksiz bitkiler nasıl çoğalır?” konusu anlatıldığında açıkçası çok soyut gelirdi. Defterde çizilen eğrelti otu şekilleri, mikroskop altında gösterilen yosun örnekleri… Hepsi biraz uzak bir dünyaya aitmiş gibi dururdu. Ama yıllar sonra, veriyle uğraşmaya başladığım iş hayatımda, doğadaki her şeyin aslında bir “sistem” gibi çalıştığını fark ettim. Tıpkı bir veri seti gibi; her…
Yorum Bırak“2 yumurta kaç saat tok tutar” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz. Asiacell ekibi olarak “2 yumurta kaç saat tok tutar” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere! 1 Ay Ekmek Yemezsen Ne Olur? Toplumsal Eşitsizlikler, Günlük Hayat ve Görünmeyen Gerçekler İstanbul’da sabahları metrobüse binmek, bazen sadece bir yerden bir yere gitmek değil; insanların hayat hikâyelerinin birbirine sürtündüğü dar bir koridordan geçmek gibi. Ayakta kalanlar, oturanlar, göz ucuyla birbirini süzenler… Ve çoğu zaman kimse birbirine gerçekten bakmıyor. Son günlerde kafamda dönüp duran bir soru var: 1 ay ekmek yemezsen ne olur? İlk bakışta…
Yorum BırakGüne Başlarken Sabahın erken saatleri, Kayseri’nin sessiz sokakları. Pencereden dışarı bakarken içimde garip bir karışım hissediyorum: heyecan, biraz da korku. Bugün, polisliğimde tam beş yılın doldurduğu gün. Cüzdanımı açıp maaş bordromu tekrar tekrar inceliyorum. “Acaba ne kadar olmuş?” diye kendi kendime soruyorum. Hayatımın en çok hayalini kurduğum mesleklerinden birindeyim, ama para… işte, para işin başka bir boyutu. Günlüklerimde sık sık yazdığım gibi, duygularımı saklayamıyorum. İşe başlarken hep aynı şeyi hissediyorum: hem gurur hem de endişe. Çünkü polislik sadece bir meslek değil; hayatın ta kendisi. İnsanların güvenliği, kendi güvenliğin ve aynı zamanda hayallerin… Tüm bunlar bir arada. İlk Vardiya İlk vardiyamı…
Yorum BırakBu içeriğimizin sonuna geldik. Asiacell olarak “İnsanların ilk kullandığı aydınlatma aracı nedir” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz. İnsanların İlk Kullandığı Aydınlatma Aracı Nedir? Sevgili Asiacell takipçileri, bugünkü yazımızda “İnsanların ilk kullandığı aydınlatma aracı nedir” konusuna odaklanıyoruz. Geceyi “katlanılır” hale getirme meselesi insanlık tarihinin en eski krizlerinden biri. Bugün bir düğmeye basıp odayı gündüz gibi yapıyoruz diye kendimizi çok ilerlemiş sanıyoruz ama açık konuşalım: Bu konforun arkasında binlerce yıl süren bir “karanlıkla kavga” var. Ve bu kavganın ilk ve en net kazananı da ateş. Evet, insanlığın ilk aydınlatma aracı ateşti. Ama bunu sadece romantik bir keşif gibi düşünmek büyük hata olur. Ateş…
Yorum Bırakİnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık 1948’de hangi kurul tarafından kabul edilmiştir? Giriş: Bu sorunun aslında hepimizi ilgilendiren tarafı Bursa’da yaşayan, hafta içi işe gidip gelen sıradan bir beyaz yaka çalışan olarak şunu sık sık düşünüyorum: Günlük hayatta “insan hakları” dediğimiz şey aslında ne kadar hayatımızın içinde? Sabah metroda, iş yerinde, haberlerde gördüğümüz her şeyin arkasında büyük bir tarih var. O tarihin en kritik dönüm noktalarından biri de 10 Aralık 1948. Bu tarihte kabul edilen metin, Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan en önemli belgelerden biri olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi. Ve en net cevapla başlayalım: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık…
Yorum BırakKülfet Ne Demek? TDK’ye Göre, Bizim İçin Ne Anlama Geliyor? Hadi bir durun, herkesin kafasında aynı soru var: “Külfet ne demek?” TDK’ye göre belki basit bir anlamı vardır ama gelin, bu kelimenin hayatımızdaki yerini biraz mizahi bir şekilde irdeleyelim. Çünkü külfet, hayatımıza o kadar derinlemesine yerleşmiş ki, onun anlamı her zaman tahmin ettiğimizden çok daha fazla şey ifade ediyor! Şimdi, size bir soru: Külfet desek, aklınıza ilk olarak ne gelir? Gerçekten de her birimizin bir “külfet” deneyimi var mı? Evde her şeyin eksiksiz çalışması için cebelleşirken, dışarıdaki hayatın derdini çekmek, ofiste boğulmak… Kimse bu külfeti çekecek bir gönüllü aramıyor! Ama…
8 YorumGünyüzü İlçesi Hangi İle Bağlıdır? Bir Mekânın Felsefi Anlamı Üzerine Giriş: Bir Filozofun Merceğinden Mekânın Doğası Bir filozof için “yer” yalnızca coğrafi bir konum değil, aynı zamanda varoluşun mekânıdır. İnsan, yaşadığı yerin bilgisine sahip olarak kendini tanır; kimliğini, yönünü ve anlamını o zemin üzerinde kurar. Bu bağlamda Günyüzü ilçesi hangi ile bağlıdır sorusu, yalnızca bir coğrafi bilgi talebi değildir; aynı zamanda bilgi, aidiyet ve anlam arasındaki ilişkiye dair bir felsefi sorgulamadır. Yanıt basit görünür: Günyüzü, Eskişehir iline bağlı bir ilçedir. Fakat bu basit cevabın ardında, insanın “bağlı olma” halini, bilgiye ulaşma yöntemini ve varoluşun anlamını sorgulayan derin bir düşünce alanı…
6 YorumGüneşte Yandıktan Sonra Ne Sürülür? Yanığın, Hafızanın ve Şiirin İzinde Bir Edebî Düşünce Bir edebiyatçı için her yanık bir hikâyedir. Güneşte yandıktan sonra ne sürülür? sorusu, yalnızca bir cilt bakım önerisi değil, insanın ışığa duyduğu tutkunun ardından yaşadığı pişmanlığın metaforu gibidir. Çünkü biz, hayatın güneşine hep biraz fazla yaklaşırız. Kelimelerin gücü de tam burada başlar: yanığı anlatırken aslında yanmayı değil, yeniden doğmayı kurgularız. Edebiyat için güneş yalnızca bir ısı kaynağı değil, ruhun sınırlarını yakan bir karakterdir. Güneş: Işığın Yakarak Öğreten Anlatıcısı Edebî metinlerde güneş, çoğu zaman bir öğretmendir. Camus’nun Yabancı’sında güneş, Meursault’nun bilincini karartır, onu kaderine iter. Yakıcı bir ışık…
8 Yorum